Gelecek Kaygısı Nedir? Temelinde Ne Yatar ve Gerçekten Kötü Müdür?
Gelecek kaygısı nedir? Gelecek kaygısı dediğimiz şeyin temelinde ne yatar? Veyahut gelecek kaygısı dediğimiz şey gerçekten düşünüldüğü kadar kötü müdür? Bugün bu yazıda ele alacağımız konular şu şekilde:
- Gelecek kaygısı nedir?
- Gelecek kaygısının temelinde ne yatar?
- Gelecek kaygısı düşünüldüğü kadar kötü müdür?
Burası AkılOtağı. Bu ve buna benzer daha birçok konu hakkında otağımda yazılar bulabilirsiniz. Bana ve fikirlerime ayırdığınız değerli vakit için teşekkürler. İyi okumalar.
Gelecek Kaygısı Nedir?
Gelecek kaygısı aslında kapsamlı bir çağrışım olsa da hepimizin aklına gelen ilk şeyler şunlardır: Gelecekteki iş hayatımız, eşimiz, hayat şartları, okuldaki başarılarımız. Genelleme yapacak olursak bunlar gelecek kaygısı dediğimizde aklımıza gelen ilk şeyler olur. Ancak gelecek kaygısı sadece bunlardan ibaret değildir. Birkaç saat, birkaç gün ve hatta birkaç dakika sonrası için bile kaygılanabilirsiniz. Peki ya bir saniye sonrası için kaygılanabilir miyiz? Buna yazının ilerleyen aşamalarında tekrar değineceğiz.
Gelecek kaygısı kendimiz ve çevremizdekiler üzerine (çoğunlukla kendimiz için) endişelenmekten oluşur. Yaşadığımız ülkenin ve çağın şartları gereği herkesin birbirinden farklı kaygıları olabilir. Birinize babanızdan miras kalmıştır ve bu mirası nasıl kardeşleriyle paylaşmadan alacağını düşünür, bir diğeriniz ise asgari ücretle çalışan bir babanın evladıdır ve tırnaklarını kanata kanata bir yerlere varmaya çalışır.
Gelecek Kaygısının Temelinde Ne Yatar?
Gelecek kaygısını etkileyen, oluşturan yani temelini atan birçok etken vardır. Ekonomik koşullar, çevre faktörleri, çağın gereklilikleri ve şartları, toplumsal baskı, kıyas ve amaç. Peki neden sürekli geleceğimiz hakkında kaygılanırız.
Kaygılanmadan yaşamak çok mu zor.
Evet, zor.
Hatta imkansız.
Maalesef geleceğiniz hakkında kaygılanmadan, düşünmeden ve planlamadan yaşayamazsınız. Ne kadar üstüne düşmeseniz bile beyniniz her boş kaldığında bir sonraki aşamada ne yapacağını düşünür. Beyin durmaktan nefret eder ve sürekli aktif kalarak kendini oyalamak üzerine kuruludur. Şu anki ülke şartlarında, yani Türkiye de geleceğiniz hakkında düşünmeden ve plan yapmadan yaşamak imkansız denebilecek bir seviyede. Hepimiz hayatımızı düzene sokmak, para kazanmak ve kendi ayaklarımız üzerinde durmak istiyoruz. Hepimizin tek bir ortak amacı var; başarmak.
Bugüne kadar herkes okul okuyarak başarılı olunabileceğine inandı. Ancak bugüne tekrar dönüp baktığımızda şunu görüyoruz: Detaylı bir göz gezdirmeye gerek kalmayacak kadar ortada olan bir sonuç, bir düşünce var. Okul başarı değildir. Ülkemizin her yeri adı üniversite olan taş yığınlarıyla çevrildi. Üniversite diye bahsedilen bu yerler gerekli eğitim şartlarını karşılamıyor iyi hocalar getirmiyor ve sağlam bir öz geçmiş, diploma sunmuyor. Bu sebepten ötürü herkes, kimsenin hatta devletin bile varlığından şüphe ettiği üniversiteler okuyor, diploma alıyor. Sokağa çıkıp baktığınızda herkes üniversite mezunu. Ancak nitelikli üniversite mezunu çok az kişi var.
Bu da toplumda bir gelecek kaygısı yaratıyor, “Okul okuyarak hata mı ediyorum?”
Her ne kadar bu konu hakkında daha çok konuşmak istesem de yazının ana fikrinden taşmamak ve asıl okuyucuyu sıkmamak adına bunu başka bir yazıda değerlendireceğim.
Az önce yukarıda bahsettiğim şeyleri okurken bile bir bunalma, daralma ve için içini yeme durumuna girmiş dahi olabilirsiniz. İşte gelecek kaygısı tam olarak budur. Bir anda sizin etrafınızı sarar. Geliyorum demez, gelir.
Gelecek Kaygısı Kötü Müdür?
Bugün bunu sokağa çıkıp birkaç insana sorarsak yarısından fazlası gelecek kaygısının insanı ne kadar bunaltan, derinden yaralayan ve psikolojik olarak bezdiren bir şey olduğunu söyler. Ama hayır! Gelecek kaygısı kötü bir şey değildir. Hatta çok iyi bir şeydir.
Neden böyle düşünüyorum? Çünkü gelecek kaygısı:
Sizi hayatta tutar. Eğer geleceğiniz için kaygılanmasaydınız, bir saniye, bir gün, bir yıl ve bir ömür sonraki halinizi düşünmeseydiniz hayatta kalamazdınız. Aslında kalırdınız, ama bir ottan farkınız olmayabilirdi. Bugün bir saniye sonrasını bile düşünmeye çalışırız. Ama bir saniye sonrasını düşünemeyiz, neden? Çünkü siz aklınızdaki soruyu hazırlayıp sorana kadar zaten birkaç saniye geçmiş olur. Ancak birkaç dakika, saat, gün ve yıl sonrasını düşünebiliriz. Yarın ne yiyeceğimizi düşünmez ve bunun için çalışmazsak aç kalırız. Aç kalırsak, ölürüz.
Gelecek kaygısını tamamen kötü bir duygu olarak görmek bence doğru değildir. Çünkü insanı plan yapmaya, önlem almaya ve yarın karşılaşabileceği sorunlara bugünden hazırlanmaya iten şeylerden biri de bu kaygıdır.
Başınıza bir şey geldiğinde ne yapacağınızı düşünürsünüz. İşte bu gelecek kaygısıdır. Sizi hayatta ve anda tutar. Biraz oturup düşünürseniz gelecek kaygısının neden iyi bir şey olduğunu anlarsınız. Kendinize şu soruları sorun:
- Bugün beni buraya getiren ne?
- Neden sürekli bir şey düşünmek zorundayım?
Bugün sizi olduğunuz yere getiren gelecek kaygısıdır. Akşam ne yiyeceğinizi düşünmek size bir yemek fikri sunar. İşte bu gelecek kaygısıdır. Ama sunduğu yemek fikri, karnınızı doyurmanıza yardımcı olur. Karnınızı doyurmak için düşünmek zorundasınızdır. Velakin bu sebepten gelecek kaygısı iyi, hatta harika bir şeydir.
İyi ki gelecek kaygısı var, iyi ki düşünme özelliğimiz var.
Sonuç
Unutmayın, ben psikolog veya psikiyatrist değilim. Bu alanda uzmanlığım, diplomam ya da eğitimim yok. Sadece düşünmeyi ve yazmayı seven bir insanım. Bu yazıdaki tüm başlık ve makaleler benim kendi düşüncem ve fikirlerimdir. Sadece o kadar. Kendinize iyi bakın, iyi günler.
Hemen aşağıda bu yazıyı yazdıktan sonra yaptığım bazı araştırmalar yer alıyor. Bu linklerde yer alan araştırmalar, benim dediklerimi doğrulayabilir veya dediğim bazı şeyleri daha net bir açıklığa kavuşturabilir. Detaylı bir bilgi edinmek isterseniz kaynak listemizi gezebilirsiniz.
Kaynakça:
- https://muse.jhu.edu/book/62384
- https://scispace.com/papers/the-relation-of-strength-of-stimulus-to-rapidity-of-habit-5fihbkz37y
- https://www.perlego.com/book/857417/the-credential-society-an-historical-sociology-of-education-and-stratification-pdf
- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/717740
- https://dergipark.org.tr/en/pub/kuey/article/127164?issue_id=10392
- https://dergipark.org.tr/tr/pub/firatsbed/article/237644
