Umursamak Nedir? İnsan Neleri Umursar? İnsan Neleri Umursamalıdır?

Bir Gün Dünya Beni İstemediğini Söylerse, Yeni Bir Gezegen Ararım.

Umursamak nedir, insan neden umursar ve daha doğrusu insan neleri umursamalıdır? İnsan dediğimiz şey binlerce farklı parçadan, fikirden ve şekilden oluşmaktadır. Kimilerine göre topraktan yaratılmış olan bu canlının elinde çok büyük bir koz vardır. Ama bu koz bir o kadar da kötüdür: Umursamak.

Bu yazıda sizlere umursamanın sözlük anlamını değil, bu sözün altında yatan derin anlamı açıklıyorum. Akıl Otağı’na hoş geldiniz.

Bu yazımda sizlere umursamak nedir, insan neden umursar ve insan neleri umursamalıdır başlıkları altında kendi fikir ve görüşlerimi aktaracağım. Tekrardan altını çizerek söylüyorum ki bunlar benim görüşlerimdir.

Umursamak Kelime Anlamı

Umursamak, TDK anlamı ile; aldırış etmek, önem vermek demektir.

Umursamak Nedir?

Umursamak kimi zaman insanı çelişkilere sürükleyebilen bir duydu ve düşünce yapısıdır. Umursamak kimi zaman şu şiirdeki gibidir:

Güzel değilsiniz,

çünkü güzel değilim.

Tanımıyorsunuz beni,

çünkü istediğiniz gibi değilim.

Umursamıyorsunuz beni,

çünkü umursanmak istiyorsunuz.

Sizi umursamam umrunuzda değil,

çünkü yaşamak için umursamalıyım...

Umursamıyorum,

çünkü umrumda değil.

Yaklaşmıyorsunuz,

çünkü peşinizden koşmuyorum.

Yalnızım, çünkü sevgisizsiniz.

Sevgisizim, çünkü sevgisizsiniz.

Bencilim, çünkü bencilsiniz.

Değişiyorum...

Korkuyorum...

Umursuyorum...

(Kaynak)

Yükleniyor: 743424/1242083 bayt yüklendi.

Umursamak bazen bir fikir, bazen bir ideoloji, bazen de sadece bir bakış olabilir. İnsanların size söylediği bir söz, size nasıl baktığı veya sizin karşınızda nasıl bir duruş sergilediği, umursamak veyahut umursamamanın göstergeleridir. Umursamak kelimesi “umur” kelimesinden gelir.

“Umur” zaten iş, mesele, önem demektir. “Umurumda değil” derken aslında “Bu benim meselem değil,” demiş oluruz. Ama şimdi tüm bunları bir kenara bırakalım. Gerçekten, sözlüklerin dışına çıktığımızda… umursamak nedir?

Umursamak, bir şeyi kendi benliğinin sınırlarına dahil etmektir. Onu düşünmek, örnek almak, hal ve hareketlerini onun etrafında şekillendirmektir. Umursamak o kadar güçlü bir duygudur ki bir insana suç işletebilir. Umursamak, bir şeyi kendine iş edinmek, kendine dert etmektir. Dışarıdaki bir şeyi içeriye taşımaktır.

Bu yüzden umursamak, aslında bir bağlanma hâlidir.

Sadece fark etmek değil; o şeyle aranda bir bağ kurmak, onu hayatının bir parçası yapmaktır. Umursadığın şey artık senin dışında bir nesne değildir; senin hikâyene, kimliğine, değerlerine karışmıştır.

Altında yatan anlamı üç kelimede özetleyebilirim:

Bağlanma. Kırılganlık. Sorumluluk.

  • Bağlanma: Umursadığın şeye bağlanırsın. Onsuz eksik kalırsın.
  • Kırılganlık: Umursadığın şey seni yaralayabilir. Bu yüzden umursamak, savunmasız kalmayı göze almaktır.
  • Sorumluluk: Umursadığın şey için bir şey yapma yükümlülüğü duyarsın. En azından ona göz kulak olursun.

Yani umursamak, “bana dokunuyor” demektir. Bir şeyi umursuyorsan, o şey sana dokunur. Seni sevindirir, üzer, kaygılandırır, umutlandırır. Umursamamak ise “bana dokunamazsın” demektir; bir tür zırh, bir tür mesafe.

Bu yüzden umursamak aynı zamanda sevdiğin, değer verdiğin, hayatında yeri olan bir şeyi kaybetme riski demektir. Yaptığın davranışları yönlendiren, aldığın karara yön veren, seni sen yapacak ya da bir hiçe dönüştürecek şeydir.

İnsan Neleri Umursar?

Biz insanlar karmaşık gözüken bir devre gibiyiz fakat çok basitiz. Fişi çekip o devreyi kapatabilecek kadar basit. İnsanlar yaşamları boyunca başkalarını etkilemek için çabalamıştır. Hiçbir çaba tamamen “kendim için” anlamı taşımamaktadır. Yapılan her eylemin amacı birini, bir topluluğu etkilemek içindir. Bazıları bunu kabul etmeyebilirler. Ama durum böyledir.

Bir başkasının senin hakkında belirttiği görüşü umursayabilir ya da umursamayabilirsin. Umursarsan sana iyi bir etkisi olabilir. Fakat kötü bir etkisi de olabilir. Ben hayatım boyunca fikirlere değer verdim: ama kimden geldiğine bağlı olarak.

Şu hayatta bir felsefem var; doğru veya yanlış. “Hayatı boyunca kira ödememiş birinden tavsiye alma,” Bu felsefe beni oldukça geliştirdi. Hayatı boyunca iş hayatına girmemiş velakin en basitinden aç kalmamış, zorluk yaşamamış, yalnızlıkla boğuşmamış kısacası zorluk görmemiş birisi size bir tavsiye verebilir mi?

Belki ne kadar boş bir insan olunacağı konusunda fikir sahibi olabilir. Eğer buna ihtiyacınız olursa o şahsı dinleyebilirsiniz. Tabii ki kimi dinlediğiniz beni ilgilendirmez. Sizin hayatınız, banane. Fakat hayatımız boyunca, hatta bugün olduğumuz insan konumunda bulunmamızın sebebi insanları umursamamızdır. Ben hep ait olma, kabul görme, sevilme arzumu umursadım. İstemsizce, mecbur kaldım. Hep yargılandım ve yadırgandım. Hayatımın büyük bir bölümünde bu ve bundan daha büyük birçok şeyi umursadım. O kadar umursadım ki artık umursayabilecek bir yerim kalmadı. Umursamak kelimesinin bünyemde bir karşılığı yoktu.

Bu duygu, benim vücudumda bitmiş ve tükenmişti. Kısacası isteyerek ya da istemeyerek başkalarının bizim hakkındaki düşüncelerini umursayabiliriz.

İnsan Neleri Umursamalıdır?

İnsan bazen hayatında değer verdiği halde değer görmediği insanlarla karşılaşıyor.

Bunu bir kez yaşamıyorsun. İki kez de değil. Bir süre sonra alışıyorsun. Birilerinin seni istememesine, birilerinin seni anlamamasına, birilerinin hayatında sana yer vermemesine alışıyorsun.

Ve bir noktadan sonra şunu öğreniyorsun:

Herkesin hayatında bir yerim olmak zorunda değil.

Bir insan benim için değerli olmayabilir. Benim hayatımda bir karşılığı yoksa, onu hayatımda tutmak için özel bir çaba göstermem. Bu, ona kötü davranacağım anlamına gelmez. Hakaret etmem, zarar vermem, intikam almam. Sadece mesafemi koyarım.

Yokmuş gibi devam ederim.

Çünkü değer dediğimiz şey biraz da kişiseldir. Bir insan başkası için çok değerli olabilir. Onun ailesi için, arkadaşları için, sevgilisi için, belki bütün dünyası için önemli olabilir.

Ama benim hayatımda bir karşılığı yoksa, benim için bir değeri yoktur.

Bunun acımasız olduğunu düşünen olabilir.

Belki öyledir.

Ama insanın kendi hayatını da hesaba katması gerekiyor.

Benim zamanım sınırsız değil. Enerjim sınırsız değil. Her insanı anlamaya, herkese kendimi anlatmaya, herkesin sevgisini kazanmaya çalışacak kadar gücüm yok.

Bazen birini hayatından çıkarmak gerekir.

Bazen de birinin seni hayatından çıkarmasına izin vermek gerekir.

Eskiden belki bunun üzerinde daha çok düşünürdüm. “Neden böyle oldu?” diye sorardım. “Ben neyi yanlış yaptım?” diye bakardım. Şimdi yine düşünürüm. Hatta yaptığım seçimlerin sonuçlarını incelerim. Başka bir seçeneğim var mıydı, o an daha iyi bir karar verebilir miydim diye sorgularım.

Ama sonunda hayat devam eder.

Çünkü geçmişte bana değer vermeyen birinin kararını değiştirmek için kendimi tüketmenin bir anlamı yok.

Dünya beni artık istemediğini söylerse, kendime başka bir gezegen ararım.

Bunu gerçekten böyle hissediyorum.

Çünkü bir yer beni istemiyorsa, kendimi o yere kabul ettirmek için bütün benliğimi değiştirmem.

Bir kapı kapanabilir.

Ben başka bir kapı ararım.

Hiç kapı kalmadıysa başka bir yol bulurum.

Hiç yol kalmadıysa yol açarım.

O da olmazsa başka bir yere giderim.

Çünkü benim için asıl mesele belirli bir insanın veya belirli bir çevrenin beni seçmesi değil. Benim kendimi kaybetmeden devam edebilmem. Bu, hiçbir şeyi umursamadığım anlamına gelmiyor. Tam tersine. İnsan bazı şeyleri çok önemsediği için onlara sonsuza kadar tutunmamayı öğreniyor.

Birini sevebilirsin ve yine de bırakabilirsin.

Birini önemseyebilirsin ve yine de hayatından çıkarabilirsin.

Bir yere ait olmak isteyebilirsin ve yine de orası seni istemediğinde gidebilirsin.

Bence gerçek umursamazlık, hiçbir şey hissetmemek değil.

Bazen umursamazlık dediğimiz şey, kendini bir başkasının kararına teslim etmemektir.

Biri beni seçmedi diye değersizleşmem.

Biri beni anlamadı diye kendimi yanlış kabul etmem.

Biri beni istemedi diye dünyada bana yer kalmadığını düşünmem.

Gerekirse başka bir gezegen bulurum.

Ve belki de mesele gezegeni bulmak değil.

Kendimi kaybetmeden oraya gidebilmektir.

İşte bu yüzden:

Bir Gün Dünya Beni İstemediğini Söylerse, Yeni Bir Gezegen Ararım.

Sonuç

Akıl Otağı olarak, umursamak nedir başlığı altındaki fikirlerim bunlar. Bu fikirler değişebilir, gelişebilir veya aynı da kalabilir. Bunlar sizin fikirlerinizi değiştirebilir veya aynı da bırakabilir. Umurumda değil. Ben yazdım… ve sizler okudunuz.

Kaynak:

https://dergipark.org.tr/tr/pub/apdad/article/1574883

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/216121

https://www.researchgate.net/publication/336274026_The_vicious_circle_of_social_exclusion_and_psychopathology_a_systematic_review_of_experimental_ostracism_research_in_psychiatric_disorders

http://www.cappsy.org/archives/vol16/no2/cap_16_02_12.pdf

https://dergipark.org.tr/en/pub/baebd/article/1520907


Sonraki Önceki
No Comment
Yorum Yap
comment url